92406 kayıt bulundu.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Seçilme ihtimali veya imkânı bulunmak
1. Tulumun diz kısmındaki yırtıklardan, kir içindeki diz kapakları seçilebiliyordu.
1. Tulumun diz kısmındaki yırtıklardan, kir içindeki diz kapakları seçilebiliyordu.
seçilme hakkı
1. isim , isim , isim , isim , Seçilmek işi
1. Kelimelerin seçilmesi, cümlelerin örülmesi, ahengin bulunması için müşahhas esaslara sahip olmuştu.
1. Kelimelerin seçilmesi, cümlelerin örülmesi, ahengin bulunması için müşahhas esaslara sahip olmuştu.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Seçme işine konu olmak
1. Seçilmiş ve görevlendirilmiş bir ekip tarafından satın alınıyordu.
1. Seçilmiş ve görevlendirilmiş bir ekip tarafından satın alınıyordu.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Seçerek ayrılmış, güzide
1. Seçilmiş hikâyeler.
1. Seçilmiş hikâyeler.
2. Aynı cinsten olan nesneler arasından iyi ve seçkin olanlar çıktıktan sonra geride kalanlar
1. Bu seçilmiş kumaşların içinde iyileri de var.
1. Bu seçilmiş kumaşların içinde iyileri de var.
3. Seçimle işbaşına gelen
1. isim , isim , isim , isim , Seçilmiş olma durumu
1. Seçilmişlik duygusu insanları birbirine yakınlaştırdığından içeride herkes birbirine karşı son derece nazikti.
1. Seçilmişlik duygusu insanları birbirine yakınlaştırdığından içeride herkes birbirine karşı son derece nazikti.
seçim bölgesi, seçim çevresi, seçim kampanyası, seçim sandığı, seçim tutanağı, seçim yasağı, ara seçim, kısmi seçim, mahallî seçim, ön seçim
1. isim , isim , isim , isim , Seçme işi
2. hukuk , hukuk , hukuk , hukuk , Kanunlar, yönetmelikler uyarınca bir veya daha çok aday arasından belli birini veya birkaçını seçme, intihap
1. isim , isim , isim , isim , Seçim öncesinde adayların seçilme şansını artırabilmek amacıyla yaptığı çalışma
1. Seçim kampanyası gezileri sırasında merdivenlerden çıkarken, omzumda bir lif kopmuş veya bir adale yırtılmıştı.
1. Seçim kampanyası gezileri sırasında merdivenlerden çıkarken, omzumda bir lif kopmuş veya bir adale yırtılmıştı.
1. isim , isim , isim , isim , Seçimlerde yetkili kurulca seçim sonuçlarının tespit edildiği resmî belge
1. isim , isim , isim , isim , Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilan edilen ve seçim sırasında uyulması gereken yasaklar
seçimlik ders
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İsteğe bağlı, seçmeli olan
1. ayrıntıyı anlamak
1. Bazen dörder beşer toplanıyor, ne konuştuklarının da pek seçisine varmadan konuşuyorlardı.
1. Bazen dörder beşer toplanıyor, ne konuştuklarının da pek seçisine varmadan konuşuyorlardı.
1. isim , isim , isim , isim , Yaradılış, huy, karakter
1. Halk seciyesi en fazla türkülerde abartılı bir şekil alır.
1. Halk seciyesi en fazla türkülerde abartılı bir şekil alır.
Lisan : Arapça seciyye
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Sağlam karakterli, kendisine güvenilir (kimse)
1. Sadece ahlaklı, seciyeli bir insan olmasına bile imkân yoktur.
1. Sadece ahlaklı, seciyeli bir insan olmasına bile imkân yoktur.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Karakter sağlam olmayan, kendisine güvenilmeyen (kimse)
1. isim , isim , bilişim , bilişim , isim , isim , bilişim , bilişim , Şairlerin, yazarların, bestecilerin eserlerinden alınmış, seçme parçalardan oluşan eser, güldeste, antoloji
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan, üstün, mümtaz, güzide, mutena
1. Burası seçkin konukların ağırlandığı yerdi.
1. Burası seçkin konukların ağırlandığı yerdi.
2. Bir toplumda saygın ve etkin mevkilerde bulunan ve toplumun eğitim, ekonomi, siyaset, askeriye, din, sanat vb. alanlarıyla ilgili etkinliklerin denetimini elinde tutan (kişi veya grup), elit